Victim Laborers

Mağdur Emekçiler Platformu

AİHM, ‘ByLock, Bank Asya ve Sendika davasında' Türkiye aleyhine ihlal kararı verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ByLock kullanmak, Bank Asya’da hesabı olmak ve gizli bir tanığın ifadesiyle mahkum olan öğretmen Yüksel Yalçınkaya'nın açtığı davada Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti. 17 Mart 2020 yılında yapılan başvuruyu karara bağlayan AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) “kanunsuz ceza olamayacağını” öngören 7. maddesinin, örgütlenme ve toplanma hakkıyla ilgili 11. maddesi ve adil yargılanma hakkıyla ilgili 6. maddenin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetti.  AİHM, bugün açıkladığı Yalçınkaya kararı ile başvurucunun; 📌AİHS'in 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının, 📌7. madde de düzenlenen kanunsuz ceza olma ilkesinin, 📌11. madde de düzenlenen Toplantı ve dernek kurma özgürlüğünün ihlaline karar verdi.  Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye Davası Kararının Açıklanmasına İlişkin Web Yayını için tıklayınız.

Mağdur öğretmenlerin MEBSİS şerhleri kaldırıldı.

MEBSİS'te 667 sayılı KHK ile çalışma izinleri iptal edilenler ile ilgili Bakanlığın uyguladığı kısıtlama kaldırıldı. Ancak karar valiliklere bırakıldı. Mağdur Öğretmenlerin çalışıp çalışmamalarına valilikler karar verecek.

İlave Tedbirler kapsamında Ögretmenlik Lisansı İadesi Davası Örnek Dilekçesi

Anayasa Mahkemesinin 7075 sayılı Kanunun 2.maddesinin 3 numaralı fikrası ile “ilave tedbirlere” ilişkin basvuru yolunu kapatan kuralının iptali sonrasında 7256 sayılı Kanunla getirilen basvuru imkanı çerçevesinde öğretmenlik lisansımın iadesi ile kamu dışında ki sektörlerde calışma imkanının tanınmasına yönelik örnek dilekçeye aşağıdan ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI 2015-2019 DEMOKRATİK YURTTAŞLIK ALANININ DARALTILMASI RAPORU

TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin hazırladığı günlük insan hakları raporlarına dayanan araştırma kapsamında 2015-2019 yılları arasındaki günlük raporlar taranarak (1) ifade özgürlüğü, (2) toplanma/gösteri özgürlüğü, (3) örgütlenme özgürlüğü, (4) medya özgürlüğü çerçevesinde değerlendirdiği 9000’den fazla ihlal bildirimi 52 değişken uyarınca özgün bir veritabanında toplandı.

1 Mayıs Basın Bildirgesi

Tüm KHK'lıların, gaspedilen hakları teslim edilmesi için birçok ulusal ve uluslararası kuruluşlara başvuruda bulunduk ve bulunmaya devam ediyoruz. Bu mücadelemize en önemli desteklerden biri Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nden gelmiştir. ILO Yönetim Kurulu’nun 341. Oturumunda (Mart 2021) kabul edilmiş ve ILO Yönetim Kurulu tarafından onaylanan Kararlarda Konfederasyonlarımız, bağlı sendikalarımız ve üyelerimize yönelik  yapılan hak ihlalleri bir kere daha net bir biçimde ortaya konulmuştur.  1 Mayıs İşçi Bayramı diğer adı ile “EMEK VE DAYANIŞMA günü” vesilesi ile;   TÜM SENDİKALARIN, İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARININ VE İLGİLİ KURULUŞLARIN DESTEKLERİNİ bu haklı mücadelemizde görmek istiyoruz.

Hukuksuzca kapatılan Aksiyon-İş ve Cihan-Sen Konfederasyonu yöneticilerinden Hukuk Zaferi

Türkiye’de KHK’larla yapılan zulüm ve hukuksuzlukların bir parçası olarak 23 Temmuz 2016 tarihinde çıkarılan 667 sayılı KHK ile, Aksiyon-İş Konfederasyonu, konfederasyona bağlı 9 Sendika ile Cihan-Sen Konfederasyonu ve konfederasyona bağlı 10 Sendika olmak üzere, toplam 19 Sendika 2 Konfederasyon kapatılmış ve tüm malvarlıklarına el konulmuş, yönetici ve üyeleri işlerinden atılmış, değişik zulüm ve hukuksuzluklara maruz bırakılmışlardır.   Söz konusu Sendikalarımızın yurtdışına çıkabilmeyi başarmış az sayıdaki eski yöneticisi ve üyeleri Türkiye’de kalan arkadaşları ve sendikaları için yurtdışına çıktıkları günden itibaren hukuk mücadelesi verdiler, vermeye de devam etmektedirler. Bu kapsamda yapılan müracaatlardan iki tanesi oldukça güzel ve sonuçları açısından ümit verici bir şekilde neticelenmiştir. Bu açıklamamızda söz konusu müracaat ve neticesinde alınan kararlar ile bu kararların ne manaya geldiği izah edilecektir.   Aksiyon-İş Sendikaları Konfederasyonu tarafından International Labour Organization (ILO) Anayasası' nın 24. maddesi uyarınca, Türkiye'nin 1948 tarihli (87 sayılı) Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi ile 1982 tarihli (158 Sayılı) Hizmet İlişkisine Son Verilmesi Sözleşmesine riayet etmediği belirtilerek 4 Temmuz 2017 ve 27 Kasım 2017 tarihli dilekçelerle İLO’ya (BM Uluslararası Çalışma Örgütüne) muracaat edilmistir.   Bu muracaatler üzerine İLO tarafından iki komite kurularak inceleme başlatılmıştır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ. Hukumeti’nin savunmaları da(9 Ekim 2020) alındıktan sonra yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda söz konusu iki Komite raporunu hazırlayarak Yönetim Kuruluna sunmuştur. Yönetim Kurulu'nun 341. Oturumunda iki Komitenin raporu görüşülerek 24 Mart 2021 tarihinde onaylamıştır. Daha sonra, iki Komitenin Raporları (GB.341/INS/13/5) ve Yönetim Kurulunun Komitelerin tavsiyelerini onaylama kararının (GB.341/INS/13/5/karar) birer örneği 6 Nisan 2021 tarihli yazı ile Aksiyon İş Sendikaları Konfederasyonu’na ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ Devleti’ne tebliğ edilmiş ayrıca rapor kamuya açıklanmıştır.

KHK'lılar Göreve Dönmeli

KHK’larla yapılan işten çıkarmalar 158 nolu Sözleşmeye açık bir biçimde aykırı bulunmuştur. Türkiye Cumhiriyeti Hükümetinin, KHK’larla yaptığı işten atmaların hukuka aykırı olduğu en yetkili kuruluş olan Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) tarafından tespit edilmiştir. Bu karar ışığında KHK ile işinde atılan 140 bin kişinin görevlerine derhal iade edilmesi gerekmektedir. 

Hukuksuz Tutuklamalar

Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, kapatılan Sendikaların terör ile ilişkisini ortaya koyabilecek en küçük bir delil bile sunmadığı tespit edilmiştir ve legal bir Sendikaya üyeliğin Terör örgütü üyesi sayılmak için kanıt sayıldığını, sonrada belirli bir eylem veya kanıt aranmadan, bir sendikaya üye oldukları için şahısların cezalandırıldıklarını endişe ile tespit edilmiştir. 

Tüm Hakların İadesi

Adil Yargılanma Hakkının tam sağlanması ve bu kapsamında Sendikaların yargılamalarının yeniden yapılması, kapatılması için yeterli bir kanıt bulunamazsa el konulan mülklerin hemen iade edilmesini, İşcilerin üyelikleri dışında işten çıkarılmalarını gerektiren bir durum olup olmadığının eksiksiz, bağımsız ve tarafsız bir inceleme ile araştırılması, işten çıkarılmaları için YETERLİ KANIT BULUNMAYANLARIN derhal işbaşı yaptırılmasını, tüm haklarının ve tazminatlarının verilmesini istemiştir.

OHAL Komisyonu Hukuka Uygun Değil

 ILO kararıyla ilk defa uluslararası bir örgüt tarafından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun etkili bir hukuk yolu olmadığı belirtilmiştir. İLO, OHAL Komisyonunu etkin bir başvuru yolu olarak görmemiştir. OHAL komisyonunun, kapatılan sendikalara üye olmaları gerekçe gösterilerek işlerinden atılan kişilerin dosyalarını, sendikaların kapatılmasının hukuksuz olmasından dolayı inceleyemeyeceğini tespit etmiştir. OHAL Komisyonunun çalışma usullerinin hukuka uygun olmadığını tespit etmiştir.

Yaşama Hakkının Engellenmesi

KHK’larla yapılan işten çıkarmalar 158 nolu Sözleşmeye açık bir biçimde aykırı bulunmuştur. Olağanüstü bir durumda bile (OHAL kastedilmektedir), 158 Sayılı Sözleşme'nin uygulanmamasına gerekçe yapılamayacağı belirtilmiştir.  Kara Listeye alınma olarak ifade ederek SGK tarafından yapılan 036 Kodlu uygulamanın sözleşmeye aykırı olduğu gibi, işçilerin “terörist” olarak veya “teröristlerle” bağları olarak fişlenip kara liste oluşturulmasını, (yeni iş bulmasının önlenmesini) pasaportlarının iptal edilmesini kıdem tazminatı almamaları, bağlı oldukları ve katkıda bulundukları sağlık, işsizlik ve emeklilik sistemleri kapsamındaki haklarından yoksun bırakılmalarını açıkça hukuka aykırı bulmaktadır.

Hukuksuz Kapatmalar

Bu karar ile 667 sayılı KHK ile kapatılan Aksiyon-İş Sendikaları Konfederasyonu ve Cihan-Sen Konfederasyonu ile bağlı sendikalarının, Uluslararası sözleşmelere göre hukuksuz bir şekilde kapatıldığı tescillenmiştir. 87 sayılı Sözleşmenin 4. maddesinin OHAL döneminde de geçerli olduğunu, Olağanüstü halin kapatılmalara gerekçe olamayacağını tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gerekçesi hukuka aykırı bulunmuştur. Aksiyon-İş ve Cihan-Sen Konfederasyonları ve bağlı Sendikaların mallarına hukuka aykırı bir şekilde el konulmuştur. Sendika Yöneticileri 87 Sayılı Sözleşmeye aykırı bir biçimde tutuklanmıştır. (Bu durum üzüntü belirtilerek ifade edilmiştir.)  

ILO Sözleşmesi Çiğnenmiştir

KHK’larla işinden atılan kişiler hakkında “Parlamento veya yargı organlarının denetimi olmaksızın”, “hiçbir soruşturma yapılmaksızın” ve “masumiyet karinesi ilkesi” ve “ILO Sözleşmelerinin sağladığı haklar dikkate alınmaksızın” işlem yapılmıştır. İşten çıkarmalara ilişkin yapılan incelemelerde İLO kendisinin yetkili olduğunu vurgularken, Türkiye’de işten çıkarmalara ilişkin yapılacak incelemenin, hukukilik ve adil yargılama hakkı tam sağlanarak yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Olağanüstü bir durumda bile (OHAL kastedilmektedir), 158 Sayılı Sözleşme'nin uygulanmamasına gerekçe yapılamayacağı belirtilmiştir. 

Hukuka Davet

OHAL Komisyonunun yaptığı değerlendirmelerin hukuka uygun olmadığını tespit ederek, hukuka uygun hale getirilebilmesi için yapılması gerekenleri sıralanmıştır. ILO kararıyla ilk defa uluslararası bir örgüt tarafından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun etkili bir hukuk yolu olmadığı belirtilmiştir.  “Adil Yargılanma Hakkı”nın ihlal edildiği, birçok davada ispat yükünün işçiye yüklendiğini ve aynı zamanda savunma yöntemlerinin de kısıtladığı tespit edilmiştir.   Hapsedilen sendikacıların hızlı ve tarafsız bir şekilde yargılanması ve ilgili kararların örneklerini CEACR'a sunulması istemektedir. Bu durum konunun takip edileceğini göstermektedir.  

GB.341/INS/13/5 sayılı ILO kararı ve Türkçe tercümesi, örnek mahkeme dilekçeleri ve değerlendirme dosyaları.

ILO'nun kuruduğu Komite tarafından alınıp, yönetim Kurulu tarafından onaylanan kararların, hukuken ne manaya geldiği, ne gibi hukuki sonuçlar oluşturacağına ilişkin değerlendirmelere, ILO kararına ve Türkçe tercümesine, bu karar kapsamında mahkemelere başvuru yapabilmeniz için, avukatlarımızca hazırlanan örnek mahkeme dilekçelerine, "Dosyaları İndir"e tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Başkanımız M. Burtaç Giray ILO Kararını Değerlendirdi 

BM Uluslararası Çalışma Örgütü ( İLO ) KHK ile işten atılmaların ve sendikaların kapatılmasının hukuka aykırı olduğu yönünde karar verdi. Erkam Tufan, Aksiyon-İş Genel Sekreteri Muammer Burtaçgiray  ve Avukat- İdare ve Anayasa hukuku uzmanı Dr. Yaşar Demircioğlu ile değerlendirdiler.

TÜRKİYE’DEKİ İŞCİ SENDİKALARI KONFEDERASYONLARINA AÇIK MEKTUP

Sizler Türkiye’deki en büyük işçi örgütleri olan İşçi Sendikası Konferderasyonlarısınız. Yetki aynı zamanda sorumluluktur. Sizler, Sendikal haklar mücadelesinde, insan, emek, demokrasi eksenli düşünceden, kararlı, ilkeli, sorumlu, sendikacılık anlayışından asla sapmayacağınıza söz vererek işçilerden temsil yetki ve görevi aldınız. Bizler Türkiye’de sendikal hakları hiçe sayılmış, tüm hakları gasp edilmiş, mülkiyet haklarına el konulmuş Aksiyon İşçi Sendikaları Konfederasyonunun sürgündeki yöneticileriyiz. Sizlerin de malumu olduğu üzere KHK öncesi hukuksuz uygulamalarla mağdur edilmeye başlanmış olan konfederasyonumuz ve bağlı sendikaları, en şiddetli şekilde lanetlediğimiz darbe teşebbüsü sonrası 667 sayılı KHK ile kapatılarak tüm malvarlığına el konulmuş, konfederasyonu- muza bağlı işçilerin tamamı işlerinden atılmış, çalışma hakları elinde alınmış, tarif edilmez zulüm- ler görmüşlerdir. Son yıllarda yaşanan en acımasız ve kapsamlı işçi hakları ihlallerine üyelerimiz maruz bırakılmıştır. Ancak, binlerce işçi sivil ölüme terk edilecek şekilde mağdur edilmiş, onlarca sendika kapatılmış olmasına rağmen Türkiye’de inanılmaz bir ölüm sessizliğinin hakim olduğunu görüyoruz. İşçi hak- larını savunması gereken sendikaların hükümete yakın olma gayretiyle işçiyi unuttuğuna tanık oluy- oruz. Sendika internet sitelerinin sendika başkanlarının yaptığı konuşma ve toplantıların haberler- ini yapan facebook sitelerine döndüğünü hayretle izliyoruz. Bizden değilse yaşadığı mağduriyet bizi ilgilendirmez mantığı ile tüm hakların birer birer kaybedildiğini üzüntü ile izliyoruz. Sendikaların AKP yanlısı bu tutumları işcilerin dişleri ve tırnakları ile elde ettikleri haklarını da kaybetmelerine zemin hazırlamaktadır. COVİD-19 salgının sonrası Dünya eskisi gibi olmayacak. Bu salgın ve devamında gelen ekonomik bunalım işçileri derinden etkileyecektir. Türkiye’de son yıllarda meydana gelen işçi hakkı ihlallerini ve bu ihlallere karşı sesini yükseltmesi gereken sendikaların sessiz kaldığını, herşeyi sineye çektiklerini de sizlerde çok iyi biliyorsunuz. Bu dönem- den sonra bu tavrın aynen devam etmesi tam anlamı ile ülkemizdeki işçiler için felaket olacaktır.   Bu 1 Mayıs vesilesi ile tüm konfederasyonlara bu mektubumuz ile açık bir çağrı yapmak istiyoruz. GELİN HUKUKSUZLUK KİME YAPILIYOR OLURSA OLSUN BİRLİKTE KARŞI ÇIKALIM, SEN BEN AYRIMINI BİR YANA BIRAKALIM, İNSAN VE EMEKÇİ OLMA ÖZELİNDE HAKLARIMIZI BİRLİKTE SAVUNALIM. İŞİNİ KAYBEDEN, AYRIMCILIĞA MARUZ KALMIŞ TÜM EMEKÇİLERİN YANINDA OLALIM. Bu kriz günlerinde olsun böyle bir dayanışmayı ve birlikteliği sağlayamazsak işçilerin haklarını savunmamız asla söz konusu olamayacaktır. Tarihi bir misyon önümüzde durmaktadır. Bu misyonu gerçekleştirme adına “Tarihi çağrımızı” yapıyoruz ve bu açık mektubu sizlere iletiyoruz. Gelin “SENDİKACILIĞIN RUHUNA UYGUN BİR ŞEKİLDE” zulme, adaletsizliğe, sömürüye, ayrımcılığa karşı omuz omuza tüm işçi sendikaları kon- federasyonları olarak dayanışma içinde birlikte mücadele edelim. SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK… Muammer BURTAÇGİRAY AKSİYON İŞÇİ KONFEDERASYONU İLK ve SON GENEL SEKRETERİ

1 Mayıs Bildirgemiz

Sosyal güvenlik ve sendikal hakların eksiksiz olarak güvence altına alındığı, insan onuruna yaraşır bir iş ve ücret haklarının tanındığı, evrensel insan haklarından gücünü alan, demokrasinin ve ifade özgürlüğünün tahrip edilmediği, üstünün değil, hukukun üstünlüğünün temel alındığı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günlerine ulaşabilmek temennisiyle bayramınızı kutluyoruz…  

Biz Kimiz?

Biz bir grup eski mağdur sendikacı, Türkiye'de mevcut hükümet tarafından mağdur edilen arkadaşlarımız haklarını uluslararası platformlarda aramak ve mağduriyetlerini gidermek için, Almanya merkezli bu platformu hayata geçirdik. Niyetimiz Türkiye'mizi ya da Türk halkını farklı platformlarda küçük düşürmek değil, yapılan bunca haksızlığın ve hukuksuzluğun arkasındaki mevcut hükümete karşı mağduriyetleri gidermeye çalışmaktır.

Daha Fazlasına Hayır

KHK marifeti ile en az 125 bin 678 kamu görevlisi ihraç edildi, 270 kişinin öğrencilikle ilişiği kesildi, 2 bin 761 kurum ve kuruluş kapatıldı, 3 bin 213 personelin rütbesi alındı. Daha fazla zulme hayır diyoruz...

Yasal Haklarımız

Avrupa Insan Hakları Sözlesmesi Madde: 11, Evrensel Insan Hakları Beyannamesi Madde: 21-22-23, BM Uluslararası Çalısma Örgütü (ILO) 87 ve 158 no’lu sözlesmeleri gibi uluslararası mevzuatlar “tüm çalısanlara özgürce sendika kurma, yönetme ve üye olma hakkı” tanımaktadır.

Hukukun İşlediği Bir Türkiye

Tüm mağduriyetlerin giderilmesi adına ilgili kurumlara başvurular yapıyor ve dikta rejimin son bularak mağduriyetlerin giderileceği bir hukuk devleti Türkiye için hazırlanıyoruz.

Mağdur Emekçiler Platformu

Sadece hakkımız olanı arıyoruz.

Hukukun Peşindeyiz

Hukuksuzluklara karşı, Türkiye'nin de üye olduğu platformlarda hakkımız olanı arıyoruz.

Mağdurlar İçin

Çökmüş olan adalet sistemi, yeniden kuruluncaya kadar, sizin için ne yapılabiliri bulmaya çalışıyoruz.

Gönüllülük

Bir çok ülkede bulunan gönüllülerimiz ile, hukuksuzluğa karşı mücadele ediyoruz.

Birleşmiş Milletler UPR Raporlarımız

 Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, 193 BM Üyesi Devletin tümünün insan hakları performansını periyodik olarak inceler .  Bu kurum, tüm ülkelere ve tüm insan haklarına hitap eden ilk uluslararası insan hakları mekanizmasıdır. Her yıl düzenli olarak ülke raporları toplanır ve incelenir. Bizde birçok rapor sunduk ve Türkiye'de yasanan hukuksuzluklar ve insan hakları ihlallerini içeren UPR raporlarımızı buradan indirebilirsiniz.

Sende Mağdurların Sesi Olmak İster misin?

Sensiz bir eksiğiz.

1. Adım

left

İletişim formunu doldurarak iletişime geçebilirsin.

2. Adım

left

Mağduriyetlerin giderilmesi adına ne yapabilirsiniz birlikte bulalım.

3. Adım

left

Mağdurların sesi olmak için, oluşturacağımız planlama çerçevesinde birlikte hareket edelim.

Başkanımızdan;

Türkiye’deki antidemokratik uygulamalar neticesinde üyelerimizin haklarını aramak için mücadele etmekteyiz. Turkiye’de çökmüs olan adalet sistemi yeniden kuruluncaya kadar magduriyetlerimizi uluslararası arenada duyurmak, haklılıgımızdan kaynaklı güçle hukukun geçerli olduguna inandıgımız uluslararası kuruluslarda bu mücadelemize devam etmek istiyoruz ve bunun için yasal dayanaklarımız;

  • T.C. Anayasası Madde 51 ve 53
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 11
  • Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi Madde 21-22-23
  • Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
  • ILO(Uluslararasi Calisma Orgutu)87 ve 158 nolu sözleşmeleri.

Who are we?

We as a group of victimized former union members would like to demand justice for our victimized laborer friends. We would like to verbalize these victimhood in the institutions which we believe have justice, to find what we can do for them in the international arena, to listen to the unjust treatment they faced until the long-collapsed justice system will be rebuilt again. We are ready to do anything we can do for you! No matter wherever you are in the world, if you are a victimized laborer too, you can contact with us! Let us examine your file and find what can be done for you.

THE VIOLATION OF RIGHTS IN TURKEY AGAINST LABORERS

There are great human rights violations in Turkey. Especially the rights regarding work life are literally trodden. Turkey got away from DEMOCRACY after the full-scale corruption and bribery committed by some of the Ministers of AKP government was revealed in 17-25 December 2013 and became an unnamed DICTATORSHIP with a coup play that happened in 15 July 2016. By the state of emergency which has been declared right after 15th of July and the decree-laws, approximately 150.000 State Officials were dismissed from their duties without investigation or legal justification, companies (1004), unions (28), foundations (1029), private educational institutions (1043), universities (15), hospitals (35), media institutions, journals, TV channels (149) were closed and their assets were confiscated and the people who worked in these institutions were dismissed from their jobs without paying their compensation. Tens of thousands of officers, judges-prosecutors, doctors, teachers, workers, civilians who had no connection and the possibility of connection with the coup were associated with the coup and arrested. Only in the last 3 years with the decisions of AKP government itself, pressure and directions, 33.716 teachers from public schools who worked in Ministry of Education and 22.474 teachers from private educational institutions, in total, approximately 57.000 TEACHERS WERE FIRED by cancelling their work licenses and usurping their work places.

The 1st of May, Press Release

The 1st of May, celebrated all around the World as Labour Day, is also the day of struggle for equality, democracy and a better future.  In our country Turkey, where human rights violations have become chronic, the policies of repression have steady increased in recent years and have become more noticeable on workers and laborers. By the unlawfully appointed Trustees, thousands of workers were dismissed without compensation or statutory rights. During the state of emergency, there was an unlawful slaughter of workers literally. Thousands of public officials, workers and civil servants were dismissed without any due process of law; hundreds of companies, non-governmental organizations, unions, associations, foundations, and universities were closed.

Our UN-UPR Reports

The Universal Periodic Review (UPR) is a mechanism of the United Nations (UN) Human Rights Council (HRC) that emerged from the 2005 UN reform process. The UN-UPR periodically examines the human rights performance of all 193 UN Member States. This is the first international human rights mechanism to address all countries and all human rights.  You can download the report and offered many of us have lived in Turkey which contain the lawlessness and human rights violations of our UPR report here.

IN CONCLUSION

It is not possible to talk about the rights of the employees in Turkey anymore. It is not possible to talk about a state of the law in Turkey anymore as well and this situation is indicated by many observers as well as the reports prepared by the Venice Commission, which is an organ of the European Parliament. The situation in Turkey is much more dire than it is indicated in those reports. There are no authorities for us to apply to stop this unlawfulness and get our rights back. The internal authorities are unfortunately exhausted.

Do you want to be the voice of victims?

You can contact us by filling out the contact form. Let's find together what you can do to eliminate grievances. Let's act together within the framework of the planning we will create in order to be the voice of the victims.

No More

At least 125 thousand 678 public officials were dismissed through the decree of KHK, 270 people were dismissed from studentship, 2 thousand 761 institutions and organizations were closed, the rank of 3 thousand 213 personnel was taken. We say no to more persecution ...

Our Legal Rights

European Convention on Human Rights Article: 11, Universal Declaration of Human Rights Article: 21-22-23, International legislation, such as UN International Labor Organization (ILO) contracts No. 87 and 158, “entitles all employees to freely form, manage and become members of unions”.

We want a Turkey that law process

All grievances of making references to the relevant institutions on behalf of a state of law and elimination to troubleshoot the last dictatorship finding victimization getting ready for Turkey.

Drop a note

Whether you want to join us, please contact via this form and we will reach out shortly.

Footer logo

Victim Laborers © 2020

Non-profit organization